2026 sanat yılına girerken küratoryel bakış bize önemli bir ipucu veriyor: büyük anlatılar yerine küçük ölçekli, mütevazı ve sürdürülebilir üretimler öne çıkıyor. Venedik Bienali’nin merhum Koyo Kouoh tarafından belirlenen “In Minor Keys” teması, kahramanlık yerine gündelik hayatın inceliklerine odaklanıyor. Bu yaklaşım, yalnızca bienal sahnesinde değil, küresel sanat piyasasında da yankı buluyor.
Küresel Piyasa Dinamikleri
2025’in ikinci yarısında New York müzayedeleriyle bir toparlanma yaşansa da, ekonomik ve jeopolitik belirsizlikler hâlâ sürüyor. Koleksiyonerler daha küçük ölçekli eserleri tercih ediyor. Örneğin Artsy’nin verilerine göre, 40 inç kareden küçük eserler platformdaki satışların %40’ını oluşturdu. Bu, koleksiyonerlerin artık devasa tablolar yerine ev ortamına uyumlu, daha intim parçaları seçtiğini gösteriyor. Maurizio Cattelan’ın gösterişli performansları sahneden çekilirken, sofra ve yemek imgeleri yeni bir ifade alanı olarak öne çıkıyor.
Bienal ve Sürdürülebilirlik
Venedik Bienali’nin “In Minor Keys” teması, sanatın kahramanlık yerine kırılganlık ve gündelik hayatla bağ kurmasını öneriyor. Bu küratoryel yaklaşım, piyasada da karşılığını buluyor. Örneğin Sean Kelly’nin Los Angeles’taki mekânını küçültmesi, Stephen Friedman’ın New York’tan çekilmesi ve Almine Rech’in Londra’da daha dar bir alana yönelmesi, galerilerin sürdürülebilirlik adına “küçülerek güçlenme” stratejisini benimsediğini gösteriyor.
Türkiye’de Sanat Piyasası
Türkiye’de ise sanat ortamı ekonomik baskılara rağmen canlılığını koruyor. İstanbul Bienali, Arter’in disiplinlerarası sergileri ve Pera Müzesi’nin 20. yıl kutlamaları, şehrin kültürel çekim gücünü pekiştiriyor. Koleksiyonerler küresel trendlerle paralel şekilde daha küçük ölçekli ve tematik eserleri tercih ediyor. Örneğin 2025’te İstanbul’daki galerilerde açılan sergilerde, minyatür ve küçük boyutlu işler daha fazla ilgi gördü. Enflasyon ve ekonomik belirsizlikler büyük yatırımları sınırlasa da, İstanbul’un kültürel dinamizmi Türkiye’yi bölgesel bir cazibe merkezi yapmaya devam ediyor.
El Sanatları ve Zanaatın Yükselişi
2026’da el işi ve zanaat temelli eserlerin popülerliği artmaya devam edecek. Örneğin Anadolu’daki dokuma ve seramik gelenekleri, çağdaş sanatla birleşerek yeni bir ifade alanı yaratıyor.Bu tür işler, hem yerel kimliği vurguluyor hem de küresel koleksiyonerler için özgün bir değer taşıyor.
Sonuç
2026, “küçük ölçeklerin yılı” olarak okunabilir. Hem küresel hem de Türkiye özelinde sanat piyasası, mütevazı üretimler, zanaat temelli işler ve sürdürülebilir stratejiler üzerinden şekillenecek. Ekonomik temkin ile kültürel canlılık arasındaki bu denge, sanatın geleceğini belirleyen en önemli unsur olacak.
Kaynak; The Art News, Melanie Gerlis, 31.12.2025, Art Market 2026 Predictions